LED
İLE “KATI HAL” AYDINLATMA
Çok uzun zaman önce
insanlar, yalnız gün ışığından (gündüz
ışığından) istifade edebilmişler. Ateşin
keşfi ile birlikte gündüzlerin dışında
yapay ışıkla aydınlatmayı da öğrendiler.
Daha sonra yapay ışık olarak meşaleler
ve yağ lambaları ile aydınlandılar.Yağ
lambası, meşale ve mum 19. yy ortalarına
kadar gözde ışık kaynakları oldu.
1870'lerde Edison'un
flamanlı lambayı geliştirmesiyle
aydınlatmada yeni bir çığır açılmış
oldu. 20. yüzyılda fluoresan lambalar,
deşarj esaslı lambalar hayatımıza girdi.
Geçtiğimiz asrın sonunda katı halde ve
yarı iletken yapıda LED lambalar
aydınlatmada yapay ışık kaynağı olarak
yerini almaya başlayacağının sinyalini
verdi.
Yapay ışık
üretimi
Temel olarak elektrik
enerjisini ışığa çevirmek için 3 yöntem
kullanılır. Isıtma yöntemi, düşük ve
yüksek basınçlı metal buharlı ortamda
deşarj yöntemi ve uyarılma ile ışık
verme (luminescence) yöntemleri.
- Isıtma yöntemi: Bir flaman
yapısı üzerinden elektrik akımı
geçirilerek flamanın ısınması
sağlanır ve akkor hale
gelen flamanın yaydığı
görülebilir ışık kullanımımıza
sunulur. Örnek, akkor lambalar ve
halojen lambalar.
- Gaz deşarjı: Havası boşaltılmış
ve metal buharı ilave edilmiş bir
tüp içerisinde iki elektrot
vasıtasıyla bir gerilim uygulanarak,
metal buharı
üzerinden geçen akımın meydana
getirdiği ark'ın yaydığı görülebilir
ışık aydınlatmada kullanılır. Örnek,
cıva buharlı lambalar, metal halide
lambalar, sodyum buharlı lambalar.
- Uyarma ile ışıma yöntemi
(Luminescence) : Alçak basınçlı civa
buharlı lambalarda elde edilen gözle
görülemeyen UV ışık ile bir fosfor
tabakası uyarılarak görülebilen
ışığa çevrilir. Örnek, fluoresan
lambalar, kompakt fluoresan
lambalar.
- Elektrik enerjisini doğrudan
ışığa çeviren bir yöntem olarak
katı bir yapı
içersinde elektronların uyarımı ile
görülebilen ışık elde edilebilinir
(electroluminescense). Örnek, LED
lambalar.
Işık yayan diyotlar
LED
, İngilizcede L ight
E mitting D
iodes kelimelerinin
kısaltılarak, bu ürünün jenerik adı
haline gelmiş söylenişidir . Bir LED
yongası yapı itibarı ile N ve P tipi
yarıiletken katmanlar arasına sandviç
edilmiş aktif katman tabakasından ve
bunların elektriksel bağlantılarından
oluşan opto elektronik bir elemandır .
LED'ten doğru yönde bir akım
geçirildiğinde elektronlar aktif katmanı
uyarır ve aktif katmanda ışık üretilir.
Üretilen ışık doğrudan veya reflektörden
yansıma ile pencere katmanından yayılır.
LED'ler aktif
katmanın materyal yapısına bağlı olarak
görülebilir ışık tayfının belirli bir
bölümünde ışık yayarlar. Başka bir
deyişle tek renk ışık üretilir ve aktif
katmanda kullanılan materyal LED
ışığının rengini belirler.Yüksek
seviyede ışık veren renkli LED'lerde
aktif katman olarak farklı materyaller
kullanılır (GaAs, Gap, GaN, AlInGaP ve
InGaN). LED'lerle beyaz ışık üretmek iki
yöntemle mümkündür. Bunlardan birincisi;
kırmızı, yeşil ve mavi üç adet LED
yongasını bir kılıf içersinde kullanarak
beyaz ışığı elde etmektir. İkinci yöntem
ise mavi LED yongasında üretilen ışığın
bir fosfor tabakasını uyararak beyaz
ışık üretilmesidir.
Şekil olarak çeşitli
ebatlarda, radyal biçim başta olmak
üzere çok çeşitli yapılarda
kılıflandırılırlar. Normal baskı
devreler için pin ayaklı üretildikleri
gibi, SMT (yüzey montaj teknolojisi) ve
doğrudan baskı devre üzerine montajlı
(on board) biçimlerde üretimleri ticari
olarak piyasaya sürülmektedir.
LED'lerin özellikleri ve
sağladığı faydalar
- Tek renk ışık kaynağı (dar
bantlı): Işık istenilen dalga
boyunda olduğu için renk filtresi,
prizma gibi renk ayrıştırıcılara
ihtiyaç yoktur. Örneğin kırmızı
trafik lambasında 617 nm dalga
boyunda kırmızı LED lerde üretilen
ışığın tamamı kullanılır. Oysa akkor
lambalarda üretilen ışığın mavi ve
yeşil bileşenleri bastırılarak
sadece kırmızı bileşeni kullanılır.
75 W akkor lamba yerine 8-10W LED
dizini kullanılarak %80 enerji
tasarrufu sağlanır.
- Çok küçük ışık kaynağı (birkaç
mm 2 ): Küçük ebatlı armatürler
geliştirilir, ışık kolayca
yönlendirilebilir.
- Tasarımcılara geniş ve kolay
kullanım imkanları.
- Hızlıdır, 200 ns içinde ışık
vermeye başlar.
- Uzun Ömür : Kullanım
kondisyonuna bağlı olarak 100.000
saate kadar.
- Yüksek ışık verimliliği
(verimlilik giderek artıyor, örneğin
laboratuar ortamında kırmızı renkte
108 lümen/Watt'a ulaşılmış durumda).
- Düşük ısı üretimi: Akkor
lambalarda flaman ısısı 2700 o C,
halojen lambalarda 3100 o C,
deşarjlı lambalarda tüp ısısı
800-1100 o C ye ulaşırken LED'lerde
yonga ısısı 110 o C'yi geçmez.
- Tanımlanmış ışık açıları.
- Görülebilir renk tayfındaki
hemen hemen bütün renkler elde
edilebilir.
- Dimerlenebilir (0 – 100 %).
- Şok ve titreşimlere dayanıklı:
Cam, flaman gibi kırılgan elemanlar
ihtiva etmez.
- Beyaz LED için farklı renk
sıcaklıkları: 3200, 4700, 5400,6500
Kelvin.
- Çevrecidir; yapısında civa gibi
ağır metallar ve halojen gazları
yoktur.
LED'lerin
elektriksel özellikleri
Öncelikle bilinmesi
gereken özellik LED'ler doğru akımla
çalışırlar. Elektrik devrelerinde
LED'ler normal diyotlar gibi
davranırlar. Farklı olan yanı normal
diyotlarda 0,7 Volt civarında olan
birleşme gerilimi yerine, renklerine
göre 1,6 V ile 4 V aralığında
değişmektedir. Genellikle kırmızı ve
sarı LED'ler 1,9 – 2,6 V, yeşil mavi ve
beyaz LED'ler 2,5 V – 4 V arasında
gerilimle çalışırlar. Devreye
bağlanırken polaritelerine dikkat etmek
gereklidir. Ters gerilime tahammülleri
azdır ve 5 – 10 V gibi ters gerilimle
tahrip olabilirler. LED akımları
yapılarına göre değişmekle birlikte 10
mA ile 700 mA aralığında LED üretimleri
mevcuttur. LED empedansları üzerinden
geçen akımın büyüklüğüne bağlı olarak
doğrusal olmayan bir eğri ile
değişkenlik gösterirler.
LED'ler genellikle
seri bağlanıp bir dizin oluşturularak
10, 12, 24, 48V doğru akım veren
elektronik güç kaynakları ile
beslenirler. Tasarım yapılırken
üreticisinden temin edilecek teknik
bilgiler göz önüne alınarak optimum ışık
ve elektriksel değerler ile
çalıştırılmalıdır. Eğer elimizdeki LED
hakkında hiçbir teknik bilgiye sahip
değilsek 20 mA akımla sürülmesi
önerilir. Bazı üretici firmalar LED
dizinlerini değişik formlarda
oluşturarak çeşitli LED MODÜLLERİ
üretmektedir. Profesyonel uygulamalarda
bu LED modüllerinin ve onlar için
tasarlanmış güç kaynaklarının
kullanılması tercih edilmelidir.
LED'leri sürmek için elektronik
kontrollü güç kaynaklarının
kullanılması, verimli çalışmaları için
önemlidir. Son birkaç yıdır üreticiler
tarafından 1 W ve 2 W güçlerdeki LED'ler
için 350 mA ve 700 mA akım kontrollü güç
kaynakları kullanıma sunulmuştur.
Birçok uygulamada
LED'in verdiği ışığın şiddetinin mümkün
olduğu kadar yüksek olması istenir.
LED'lerden elde edilen ışık şiddeti,
içinden geçen akımla orantılı olduğundan
akım arttırıldıkça ışık şiddeti de
artacaktır. Bu durumda LED'in iç
direncinden dolayı üretilen ısı artacak
ve normal hizmet ömründen önce tahrip
olacaktır. Ayrıca ısının artması ışık
verimliliğini de olumsuz yönde
etkileyecektir. Buradan çıkan sonuç, ısı
LED'in en büyük düşmanıdır. Bu bilgiler
ışığında firmaların LED'leri hakkında
verdiği teknik bilgilerin ne kadar
güvenilir olduğu göz önünde
bulundurulmalıdır. Örnek 20 mA lik bir
LED'ten 25-30 mA akım akıtarak yüksek
ışık değerleri elde edilebilir, ancak
LED ömrü oldukça düşecektir.
LED'lerin
ömürleri
Teorik olarak yapılan
hesaplamalar ve deneyler LED'lerden
100.000 saat üzerinde bir süre istifade
edebiliceğimizi ortaya çıkarmaktadır.
Elektriksel, ısıl kondisyon (soğutma),
çevresel etkiler, kullanılan çevre
elemanları, kılıfın materyel yapısı vb.
etkenler göz önüne alındığında 50.000
saat ve üzeri hizmet ömrü olduğu kabul
edilebilir.
LED'lerin
ışık verimliliği
Lambaların verdiği
ışığın, harcadığı elektrik enerjisine
oranı ışık etkinliği h ' dır, birimi ise
lumen/Watt'dır. Biraz rakamlarla
konuşmak istersek;
Akkor lambalarda
ışıksal verim 12 – 15 lm/W
Halojen lambalarda 18
– 22 lm/W
Kompakt fluoresan
lambalarda 60 lm/W
Fluoresan lambalarda
55 – 104 lm/W
LED'lerde durum biraz
farklıdır, LED rengine göre ışık
etkinliği farklılık gösterir. Örnek;
kırmızı en yüksek verimliliğe sahiptir
45 lm/W, sarı 35 lm/W, yeşil 18 lm/W,
mavi 8 lm/W civarındadır. Aydınlatmada
beyaz ışık önemli olduğuna göre beyaz
LED için verimlilik, üretici firmalara
göre değişmekle birlikte 18 – 25 lm/W
arasında değişmektedir.
Optik önemlidir
Önemli noktalardan
biri de ışığın açısının değiştirilmesi,
yönlendirilmesi, bir ışık kılavuzu ile
dağıtılması, kısaca LED ile ürettiğimiz
ışığın kullanılmasıdır. Bu konuda en çok
ihtiyacımız olacak mercek sistemleridir.
Efektif ve faydalı ürünler tasarlamayı
düşünüyorsanız, fizik kitaplarınızı,
notlarınızı çıkarıp optik kunularını
tekrar incelemelisiniz.
Renklerin dünyası
Yukarıda da
anlattığımız gibi LED'ler tek renk ışık
kaynağıdır. Dekoratif aydınlatma
yaparken tek renkli kullanabileceğimiz
gibi, renkli LED ışıklarını karıştırarak
bir ressam gibi değişik ara renkleri
elde edebiliriz. Bunun için yapmamız
gereken üç ana renkten (kırmızı, yeşil,
mavi) oluşan LED dizinlerini
dimerlemektir. Hatta bazı üretici
firmalar üç ayrı renk yongayı aynı kılıf
içerisine yerleştirerek RGB uygulamaları
için hazır LED'ler ve LED modülleri
üretmektedir. LED'leri dimerlemek için
darbe genişlik modülasyonunu (PWM)
kullanmak en iyi verimi sağlayacaktır.
Teorik olarak her rengi 255 kademe
dimerlenirse 16 milyon renk elde
edilebilir. Ancak insan gözü kişiden
kişiye değişmekle birlikte 600 – 640
rengi ayrıt edip algılayabilmektedir.
LED'lerin renk
dalga boyu ile ilgili bilgiler üretici
firmanın kataloglarında verilmektedir.
LED dizinleri oluşturulurken kullanılan
LED'lerin dalga boyları aynı veya
birbirine yakın olmalıdır. 5 – 10 nm lik
farklar özellikle yeşil ve sarı
renklerde göz tarafından algılanır.
Renklerin önemli olduğu projelerde, renk
dalga boyu toleransı düşük LED'ler
kullanılmalıdır.
Renk ile ilgili
olarak bir başka konu da LED dizinleri
önüne renkli lenslerin kullanılmasıdır.
Burada LED dalga boyu ile renkli lensin
dalga boyu aynı olmalıdır. Aksi halde
farklılık ışık kaybına sebep olacaktır.
LED'lerin
gelişimi (Tarihçesi)
1962 İlk ticari LED
üretildi, ilk üretilen kırmızı LED'ler
sinyal ve göstergelerde kullanıldı.
1972 Siemens
Semiconductor Division tarafından (Bugün
Osram Optosemiconductor olarak
faaliyetini sürdürüyor) ilk radyal kılıf
LED üretildi.
80'lerin sonu 90'ların başı İki büyük aşama kaydedildi;
- Kırmızı LED'e
ilave olarak sarı, yeşil, mavi ve beyaz
LED'ler geliştirildi.
- Işık
verimlilikleri arttırıldı.
1994 Önce kırmızı ve
sarı ardından yeşil renkler trafik
ışıklarında kullanılmaya başlandı. VW
başta olmak üzere otomobil endüstrisinde
kullanılmaya başlandı.Araçlarda 3. fren
lambası olarak kullanılmaya başlandı.
Yeni milenyum ile birlikte
Titreşimlerden etkilenmeme özelliğinden
dolayı araç tasarımcıları gösterge
aydınlatması, stop lambası, fren
lambaları, sinyal lambaları olarak LED
dizinlerini kullandılar. Birkaç firma
far lambası prototipleri geliştirdi. Bugün LED'ler
aşağıdaki uygulamalarda sıkça
kullanılmakta.
- Bir otomobilde 300
den fazla LED kullanılmakta (konsol,
radyo, CD çalar, navigasyon sistemi,
göstergeler ve butonlar içinde).
- Cep telefonları
gösterge ve tuş aydınlatması için 12
adet LED kullanılmakta (fotoğraf çeken
modellerde flaş olarak).
- 100.000 LED'ten
fazlası büyük ölçekli göstergelerde
kullanılmakta. Örneğin futbol sahaları,
dış mekan görüntü cihazları, büyük
trafik bilgilendirme göstergeleri.
- Dekoratif
aydınlatmalarda ışık kaynağı olarak. Reklam panolarında
neon lambalara alternatif olarak.
Yarın Aydınlatma
dahil o kadar çok geniş alanda
kullanılacak ki, bunları sayarak kullanım
alanlarını sınırlamayalım. Sonuç olarak
LED ışık tasarımcısının vazgeçemeyeceği
bir konudur. Büyüleyen ışığı,
verimliliği, faydaları ile ışıkla
uğraşan herkesin ilgi odağıdır. Işığın
geleceği LED ile kesişmiştir. Bize düşen
konuya uzak kalmayıp gelişmeleri takip
etmektir.
(EMO İZMİR ŞUBESİ HAZİRAN 2005
BÜLTENİNDEN ALINMIŞTIR) |